Ramazan iklimi: Direniş, diriliş ve varoluş mevsimi

Ramazan iklimi: Direniş, diriliş ve varoluş mevsimi
Yusuf Kaplan

Ramazan, bir ay değil sadece. Bir iklim. Bir mevsim. Muazzam bir direniş, diriliş ve varoluş mevsimi.

Bizi Hakk’tan uzaklaştıran, hakikaten ayıran her şeye direniş, Hakkı biliş, hakikat yolculuğuna çıkarak diriliş, arınış, toparlanış ve “varoluş” mevsimi. Varoluş mevsimi dedim; ama paranteze aldım “varoluş” kelimesini.

Varoluş, onca yolculuktan sonra hâkim olma, sahip olma, var olma değil, çileyle yoğrulma, hiçleşme, arınma, kendine gelme ve kendine gelerek kendini aşma yolculuğuna çıkma gayreti ve cehdi.

CUMA GİBİ CEMAATLE İBADETLERE BİR ÇÖZÜM BULUNMALI

Koronavirüs, Ramazan’ı da, Hac ibadetini de, cumalarımızı da etkiledi. Rabbimizin hikmetinden sual olunmaz. Bize düşen hikmetini idrak etmek olmalı.

Tarihte yaşanmayan bir durum var; ürpertici, tedirgin edici, düşündükçe insanı “böyle olmaz, böyle gitmez!” diyerek isyana sürükleyici trajik bir durum.

İbadetlere bu kadar ara verildiği, camilerin bu kadar kapatıldığı, cumaların adeta bu kadar iptal edildiği, hele Kabe’nin bu kadar sessizliğe gömüldüğü, tavafın neredeyse yapılamadığı bir trajik durum bu.

Elbette, genel bir salgın var ve bu salgına karşı korunulmalı, hassas davranılmalı. Kaldı ki, virüse yakalanmamanın yegâne yolu İslâm’ın üzerinde hassasiyetle titrediği temizlik ilkeleri. Bu temizlik anlayışı ve ilkelerinin bütün dünyada uygulanması ve bunun açıkça takdirle ifade edilmesi sevindirici.

Bir başka sevindirici hadise de bütün dünya genelinde Müslümanların virüsün yayılmaması konusunda son derece sorumlu hareket ettikleri gerçeği.

Bütün bunlar aşikâr ve güzel hadiseler. Ama cemaatle yapmanın farz olduğu ibadetlerin, meselâ cumanın, her şeye rağmen, sınırlı sayıda cemaatle de olsa, elbette ki korunma kurallarına özenle dikkat edilerek kılınmasının formülleri geliştirilmeli.

Endenozya’da, Lübnan’da, dünyanın çeşitli yerlerinde müslümanlar, cumalara ara vermediler: Herkes kendi seccadesini getirerek, sosyal mesafe başta olmak üzere diğer kurallara riayet ederek cuma namazlarını ifa ediyorlar.

Türkiye’de de bu konuda Diyanet’in sadece Ankara’da yaptığı uygulamayı diğer şehirlere genişletmesinde fayda var.

AVM’ler gibi riskli yerlerin açılmasına karar verilmesi ama camilerin hiç olmazsa cumalara sınırlı ölçülerde de olsa açılması Rahman’ın rahmetine vesile olur, diye düşünüyorum.

Burada asıl yazı konuma giriş yapıyorum…

DİRENİŞ MEVSİMİ: MEKKE SÜRECİ VE İLÂHÎ ŞİAR

Ramazan bir biliş ve direniş mevsimidir; insanın varlığın, hakîkatin, tabiatın ve Yaratıcı’nın varlığını bizzat tecrübe ederek hissettiği, putları reddettiği bir direniş mevsimi.

Biliş ve direniş, dinin insanla birlikte varolması sürecidir: Bu, mekke sürecine denk gelir: Bütün varlıkların ve hakîkatin şuuruna erme sürecine gir/diril/en insan tipi inşa edilir bu süreçte.

Bu süreçte, insana müdahâle eden ve insanın özümsediği şuur, İlâhî Şiarlara bağlanma, İlâhî Şiar’larla yola çıkma, bütün putları reddetme yolculuğudur.

DİRİLİŞ MEVSİMİ: MEDİNE SÜRECİ VE NEBEVÎ ŞUUR

Ramazan, aynı zamanda bir diriliş mevsimidir.

Diriliş mevsimi, medîne sürecine denk gelir: Medine sürecini hayata geçiren şuur, Peygamberî Şuur’dur.

Peygamberî Şuur’la, önceden kendilerine her türlü işkence ve hakareti reva gören müşrik, Yahudi ve Hıristiyan topluluklarla her şeye silbaştan başlanıldığını haber veren bir Sözleşme yapılır: Mekke süreci nasıl vücudu / varlığı harekete geçirmişse, Medîne süreci de vicdan’ı harekete geçirir.

VAROLUŞ MEVSİMİ: MEDENİYET SÜRECİ VE BEŞERÎ ŞİİR

Ve nihâyet Ramazan, bir varoluş mevsimidir.

Varoluş mevsimi, Medeniyet Sürecine denk gelir: Medeniyet sürecini hayata geçiren şuur, İlâhî Şuur’la Donanmış, Peygamberî Şuur’la yoğrulmuş Beşerî Şiir’dir. İnsan, Hayat ve Tabiat işte bundan sonra vecd’e gelir, coşar, taşar ve kendini aşar…

İŞTE ŞİİR BUDUR: HAKİKAT MEDENİYETİ ŞİİRİ

İşte şiir budur; ilâhî olan’a kadar açılabilme imkânı sunan şuurun kazandırdığı bir fevkalade söz. Özün sözü’nün, söz’ün özünü özümsediği bir üst-şuur hâli.

Şiarın şuura, şuurun şiire dönüştüğü direniş, diriliş ve varoluş tecrübelerini aynı ânda yaşadığımız; barışı, huzuru, keşfi, fethi, dayanışmayı, kardeşliği ve eşyanın bütün hâllerini idrak ve bu hallere iştirak edebildiğimiz; insanın kendisini, vicdanı, vecd’i keşfettiği ve fethettiği tek mevsim olan Ramazan medeniyeti mevsimini bihakkın idrak edenlerden eylesin bizi Rabbimiz bu buruk günlerde.

(*10 May 2020, www.yenisafak.com)

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*